Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
EmreCan231

Defter Ve Belgelerin Saklanması Nedir

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle

1. Defter Ve Belgelerin Saklanması


Beyan esasına dayanan vergi sistemimizde mükellefleri doğru beyanda bulunmaya zorlayan idari mekanizma vergi denetimidir. Mükelleflerin bir gün denetlenebileceklerini düşünmeleri, yasalara uygun davranma eğilimlerini artırır. Vergi denetimi, vergiye tabi faaliyetle ilgili işlemlerin tamamlanması ve elde edilen gelirin ilgilisince beyan edilmesinden sonra vergi idaresince ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak üzere yapılır. Defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili olanlara herhangi bir mücbir sebep hali olmaksızın ibraz edilmemesinin müeyyideleri Vergi Kanunlarımızda açıklanmıştır. Buna göre VUK.’nun mükerrer 355’inci maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilecek, 30/3’üncü maddesi uyarınca Gelir (Kurumlar) vergisi ve KDV matrahlarının re’sen takdiri yapılacak, KDV. Kanununun 29’uncu ve 34’üncü maddeleri uyarınca indirim konusu yapılan KDV.’leri reddedilecek ve yine Vergi Usul Kanunu 359/a-2 maddesi gereğince ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır. Görüldüğü üzere defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinin ağır sonuçları bulunmaktadır. Bu nedenle mükelleflerin defter ve belgelerini iyi muhafaza etmeleri, istendiğinde incelemeye ibraz etmesi, ağır sonuçlarla karşılaşmaması için zorunluluktur. Ancak mükelleflerden sonsuza kadar yasal defter ve belgelerini muhafaza etmesi de istenemeyecektir. Vergi kanunlarımızda defter ve belgeleri saklama süresi belli bir yıl ile sınırlandırılmıştır. Bu sürenin sonunda artık mükelleflerden incelenmek üzere defter ve belgeleri istenemeyecektir.

2. MÜKELLEFLERİN YASAL DEFTER VE BELGELERİNİ SAKLAMA SÜRESİ


213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 253’üncü maddesinde, “Bu Kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlıyarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.” hükmü yer almaktadır. Anılan madde hükmüne göre, Vergi Usul Kanununun 172’nci maddesinde açıklanan defter tutmak mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişiler tuttukları yasal defterleri, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmek zorundadırlar. Özel hesap dönemine tabi mükelleflerin defter ve belgeleri muhafaza süreleri, özel hesap döneminin sona erdiği takvim yılını izleyen yıldan itibaren beş yıldır. Türk Ticaret Kanununa göre defterlerin muhafaza süresi 10 yıl iken bu süre Vergi Usul Kanununda 5 yıl olarak öngörülmüştür. Türk Ticaret Kanunu’nun “Saklama Müddeti” başlıklı 68. maddesine göre mükellefler kullandıkları defter ve belgeleri on yıl geçinceye kadar saklamaya mecburdurlar. Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanununda muhafaza sürelerinin başlangıcı farklı kriterlere bağlanmıştır. Türk Ticaret Kanununda kağıt ve belgelerin kayıt tarihlerinden itibaren 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüşken vergi mevzuatımızda ise ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlayarak beş yıldır. Vergi Usul Kanunumuzda düzenlenmiş olan beş yıllık defter ve belgeleri saklama süresi ile zamanaşımı süresi uyumlu haldedir. Zamanaşımı ile ilgili düzenleme Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde yapılmış olup, mükellefin bu konuda müracaatı olmaksızın hüküm ifade eder. Zamanaşımı kanunla belirlenmiş süre içinde alacaklının alacağını istememesi ya da alacağını tahsil etmek için borçluyu dava etmemesi nedeniyle alacak hakkının ve dava açma hakkının ortadan kalkması şeklinde tanımlanmaktadır. Zamanaşımı, kanunda belirlenmiş bir sürenin geçmesi ile bir hakkın kazanılması ya da kaybedilmesi şeklinde de tanımlanabilmektedir. Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesinde ise zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir. İlgili madde ‘Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.’ şeklindedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 138. maddesinde vergi incelemelerinin ne zaman yapılabileceği açıklanmıştır. İlgili maddede Vergi Usul Kanununun 114. maddesine atıf yapılarak vergi incelemesinin tarh zamanaşımı süresi (beş yıllık süre) içinde yapılabileceği açıklanmıştır. Vergi Usul Kanununun 138. maddesine göre, vergi incelemesi neticesi alınmamış hesap dönemi dahil olmak üzere tarh zamanaşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabilecektir. Maddeden çıkarılacak anlam doğrudan bahsedilmiş olmasa da tarh zamanaşımı süresi dışında vergi incelemesinin yapılamayacağıdır. Buna göre Vergi Usul Kanunumuzda beş yıl olan zamanaşımı süresi, defter ve belge saklama süresi ile defter ve belgelerin incelenebileceği süre konusunda tam bir uyum sağlanmıştır

Defter Ve Belgelerin Saklanması Resimleri

Defter Ve Belgelerin Saklanması Sunumları

Defter Ve Belgelerin Saklanması Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Defter Ve Belgelerin Saklanması Ek Bilgileri

  • 0
    7 ay önce

    VUK'a göre defter ve belgelerin saklanması ve yeni düzenlemeler



     
     
     
    Vergi Usul Kanunu'na göre, tutulan defterlerle düzenlenerek verilmesi ve alınması gereken belgelerin vergi denetimi ve çeşitli hususları ispat etmek üzere belirli bir süre saklanması zorunludur. Kanunun 253'üncü maddesinde ve Mükerrer 242 ve 257'inci maddelerinde muhafaza ve ibraz ödevi ile ilgili düzenlemelere yer verilmiş ,ihtiyaca göre Genel Tebliğlerle konulara açıklama getirilmiştir. Bu gün yazımızda mükellefin ödevlerinden muhafaza ve ibraz ödevi üzerinde duracağız. 
     
    Genel olarak ibraz ödevi
     
    VUK'un 253'üncü maddesinde, bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle düzenleyerek verdikleri belgelerin bir örneğini, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar. Ancak, defter ve belgelerin saklanma süresi 5 yıl olmakla birlikte, bazı durumlarda kayıt ve belgeleri beş yıldan daha uzun sürelerle muhafaza etme gereği bulunmaktadır.
    Beş yıllık süre geçmiş olsa bile böyle durumlarda defter ve belgeleri saklama gereği devam etmekte, incelenmek üzere talep edilmesi halinde incelemeye ibraz edilmesi gerekmektedir. Bunların başlıca örnekleri aşağıdaki gibidir.
     
    - Geçmiş yıl zararları: Örneğin, 2007 yılı zararının 2009 yılı karından mahsup edilmesi durumunda, 2007 yılı defter ve belgelerinin 5 yıllık saklama süresi 2012 yılı sonunda dolmakla beraber, 2009 yılındaki zarar mahsubunu ispat amacıyla 2014 yılı sonuna kadar saklamak gerekir.
     
    -Yıllara sari inşaat: Yıllara sari inşaat işleri işin bittiği yılda vergilendirilmektedir. Dolayısıyla, bu kapsamdaki defter ve belgelerin de işin bittiği yılı takip eden yıldan itibaren 5 yıl süre ile saklanması gerekecektir.2008 yılında başlayıp 2009 yılında tamamlanan yıllara sari inşaat işinde 5 yıllık muhafaza etme süresi1.1.2010 tarihinde başlayacaktır.
     
    - Amortisman giderleri: Geçmiş yıl zararlarında olduğu gibi, bir gider unsuru olan amortismanların da gider yazıldığı yılda tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle amortismana tabi kıymetin iktisabı ile ilgili belgeler bakımından, 5 yıllık zamanaşımı, kıymetin tamamen itfa edildiği yılı izleyen takvim yılı başından başlar.
     
    - Yatırım İndirimi: Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yatırım indiriminden yararlanılması durumunda da, yatırım indirimi konusu harcamalar ve ilgili belgeler bakımından 5 yıllık muhafaza süresi yatırım indirimine tabi harcamaların kurum kazancından tamamen düşüldüğü yılı izleyen takvim yılı başından başlayacaktır.
     
    - KDV Mahsup ve İadesi: İlgili olduğu dönemden sonraki yıl içinde katma değer vergisi indiriminde kullanılan defter ve belgelerin muhafaza yükümlülüğü istisna veya muafiyet şartlarının ihlal edildiği yılı izleyen yılın başından itibaren başlayacaktır.
     
    . Ayrıca, beş yıllık zaman aşımı süresi dolmadan beyanların takdire sevk edilmesi halinde zaman aşımının işlemesi durur. Ancak duracak süre bir yılı aşamaz. Beyanlarının takdire sevk edildiğini bilen vergi mükelleflerinin defter ve belgelerini bu durumu da dikkate alarak saklamaları uygun olur.
    Ayrıca, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86'ncı maddesinde, işveren ve işyeri sahipleri, işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yılın başından başlamak üzere 10 yıl süreyle, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde on beş gün içinde ibraz etmekle yükümlü tutulmuşlardır. Dolayısıyla, Sosyal sigortalar kapsamına giren evrak ve belgeler ile defterlerin 5510 sayılı Kanun uyarınca 10 yıl süreyle muhafaza edilmesi gerekmektedir.
     
    Öte yandan, Türk Ticaret Kanunu'nda defter ve belgelerin saklanma süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir. Açılabilecek ticari davalarda delil olması bakımından defter ve belgelerin varlığı önemlidir.
     
    Elektronik ortamda tutulan defter ve düzenlenen belgelerin saklanması - düzenlemeler
     
    VUK'un Mükerrer 242'nci maddesi son fıkrasına göre; Maliye Bakanlığı; elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığı'na veya Maliye Bakanlığı'nın gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulu'nca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye yetkilidir. Bu Kanunun vergi mahremiyetine ilişkin hükümleri, bu kapsamda kurulan şirketin ortak, yönetici ve çalışanları hakkında da uygulanır. Maliye Bakanlığı yayınladığı genel tebliğlerle yetkisini kullanmıştır.
     
    Elektronik fatura kullanımına ilişkin usul ve esasları belirleyen ve 397 Sıra No.luVergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile anonim ve limitet şirketlerin elektronik fatura oluşturmalarına, alıcısına iletmelerine, muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmelerine izin verilmişti. Son olarak 14.12.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 421 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile düzenleme yapılmıştır.
    Diğer taraftan, 13/12/2011 tarihli ve 28141 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1) ile Vergi Usul Kanunu kapsamında tutulması.zorunlu olan defterlerden www.edefter.gov.tr internet adresinde format ve standardı yayımlanan defterlerin elektronik ortamda oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek elektronik defter kullanımına izin verilmiştir.
     
    421 Sıra No.lu Tebliğ ile bazı mükelleflerin elektronik defter tutma zorunluğu getirilmiştir.5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31.12.2011 tarihi itibariyle asgari 25 milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar vesigara alkollü içki vb. imal ve ithal edenler ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31.12.2011 tarihi itibariyle asgari 10 milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar elektronik defter tutma ve elektronik fatura düzenlemek zorundadırlar. Bu zorunluluk 2013 yılında gerekli hazırlıklar yapılmak suretiyle 2014 yılında başlayacaktır. Bu defter ve belgelerin saklanması da elektronik ortamda olacaktır.
     
    Elektronik defter ve e-faturanın muhafaza ve ibraz yükümlülüğü
     
    Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre mükellefler, gerek düzenledikleri gerekse adlarına düzenlenen faturaları, yasal süreler dahilinde muhafaza ve istendiğinde ibraz etmekle yükümlüdürler.
     
    e-Faturanın veri bütünlüğünün sağlanması ile kaynağının inkar edilemezliği Mali mühürle garanti altına alınmaktadır. Mührün doğruluk ve geçerlilik kontrolünün ancak elektronik ortamda yapılabilmesi nedeniyle e-Faturanın kağıda basılarak saklanması söz konusu değildir. Bu nedenle mükellefler, düzenledikleri ve aldıkları e-Faturaları, üzerindeki Mali mühürü de içerecek şekilde kanuni süreler dahilinde kendi bünyelerindeki elektronik, manyetik veya optik ortamlarda muhafaza ve istendiğinde elektronik, manyetik veya optik araçlar vasıtasıyla ibraz edeceklerdir.
     
    Muhafaza ve ibraz yükümlülüğü, arşivlenen faturaların doğruluğuna, bütünlüğüne ve değişmezliğine ilişkin olan her türlü elektronik kayıt ve veri, veritabanı dosyası, saklama ortanın ile doğrulama ve görüntüleme araçlarının tümünü kapsamakta olup, e-Faturalara istendiğinde) kolaylıkla erişebilmeyi, anlaşılabilir ve eksiksiz bir biçimde görüntüleyebilmeyi ve faturaların okunabilir kağıt baskılarını üretebilmeyi sağlayacak biçimde yerine getirilmelidir.
     
    "Bu yükümlülük, elektronik faturaların üçüncü kişiler nezdinde muhafaza edilmesi durumunda muhafaza eden için de yasal süreler içinde geçerlidir."
     
    "Mükelleflere ait elektronik faturaların yine mükelleflere ait bilgi işlem sistemlerinde saklanması esas olup üçüncü kişiler nezdinde de elektronik saklama yapılabilecektir. Başka mükelleflerden elektronik saklama hizmetinin alınması mükelleflerin elektronik faturalarının muhafaza ve ibraz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
     
    Elektronik faturaların muhafazasının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ve Türkiye
    Cumhuriyeti kanunlarının geçerli olduğu yerlerde yapılması zorunludur. Bu zorunluluk yurt dışında ikincil bir arşivleme yapılmasına engel teşkil etmez.
    Başka mükelleflere ait elektronik faturaları saklama hizmeti verenler elektronik fatura uygulamasını bilgi işlem sistemlerinin entegrasyonu yöntemiyle kullanmak zorundadır.
     
    Elektronik fatura saklama hizmeti verecek mükelleflerin Gelir İdaresi Başkanlığı'na "Elektronik Fatura Saklama Hizmeti Başvuru Formu ve Taahhütnamesi" ile başvuru yaparak saklama izni almaları zorunludur. Bu amaçla başvuru yapacak mükelleflerin başvuru dilekçesi ekinde Bilgi İşlem Sistem Raporunu (BİS) göndermesi gerekmektedir.
     
    Başkanlıktan elektronik fatura saklama hizmeti izni almadan saklama yapılması Başkanlık nezdinde hüküm ifade etmez. Saklama izni alan mükelleflerin listesi www.efatura.gov.tr internet adresinden yayımlanacaktır. Saklama koşulları ve saklama hizmeti verecek mükellefin uyması gereken diğer kurallar www.efatura.gov.tr İnternet adresinde yayımlanacaktır.
     
    Gerekli görülen durumlarda, elektronik fatura saklama hizmeti verenlerden elektronik
    fatura bilgilerine ilişkin olarak belirlenecek standartlara uygun üretilecek raporların ibrazı, elektronik fatura saklama hizmeti verenlere ait bilgi işlem sistem veya sistemlerine sürekli erişimin sağlanması sureti ile istenebilir. Bu kapsamda, ifade edilen erişimin sağlanması için kullanılacak  yöntem ve teknolojiler ile ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmesi ile ilgili süreçler www.efatura.gov.tr adresinde açıklanır. Elektronik fatura saklama hizmeti verenlerin bilgi işlem sistemine erişim ile ilgili yetki, sektör, mükellef veya faaliyet hacimleri itibarıyla kullanılabilir. 
     
    Başkanlık elektronik fatura saklama hizmeti veren mükellefler için ilave yükümlülük belirlemeye ve istediğinde ulusal ve uluslararası standartlara uyma zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Maliye Bakanlığı gerek görmesi halinde, bu Tebliğde belirlenen esaslar ile sınırlı olmak üzere, başka mükelleflere ait elektronik faturaları saklama hizmeti verenlerin bilgi işlem sistemlerini denetleme yetkisine sahiptir."
    Elektronik defterlerin saklanması ile ilgili düzenlemeler yukarıdaki açıklamalar yanında 1 Sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 4'üncü bölümünde yapılmıştır.










    BELGELERİN VE İŞLETME DEFTERİNİN SAKLANMASI VE İBRAZI
    1. Defter ve Belgelerin Saklanması: Tacirler; TTK 66. maddesine göre işletmeleriyle ilgili işler dolayısıyla aldıkları mektup, yazı, telgraf, fatura, cetvel, senet gibi vesika ve kağıtlarla ödemelerini gösteren vesikaları ve yazdığı mektup, yazı, telgrafnamelerin kopyalarını ve mukaveleleri, taahhüt ve kefalet vb. teminat senetleriyle mahkeme ilamları gibi belgeleri düzenli dosyalar halinde saklamak zorundadırlar.
    2. Tacirin saklamak zorunda olduğu belgeler şunlardır:
    - Alış ve satış faturaları
    - Sevk irsaliyeleri
    - Fatura yerine geçen belgeler
    - Taşıma irsaliyesi, günlük müşteri listeleri
    - Ücret bordrosu veya bordro yerine geçen belgeler
    - İş anlaşmaları, gelen ve giden mektuplar, gönderilen ve gelen muhasebe evrakı










    >> Amortisman
    >> Anonim Şirketler
    >> Asgari Geçim İndirimli Bordro
    >> Asgari Ücret - AGİ
    >> AŞ Kar Dağıtımı Kayıtları
    >> Ay Sonu KDV Tahakkuku
    >> Aylık Ücret Bordrosu
    >> Bilanço
    >> Bilanço Örneği
    >> Bilançonun Düzenlenmesi
    >> Büyük Defter
    >> Çözümlü Monografi Örneği
    >> Defter Tutma Sorumluluğu
    >> Döviz İşlemleri Muhasebe
    >> E-Bildirge
    >> Enflasyon
    >> Envanter İşlemleri
    >> ETA SQL Programı Kurulumu
    >> Fatura
    >> FİFO Yöntemi
    >> Geçici Vergi Beyannamesi
    >> Gelir Tablosu
    >> Gider Dağıtımı ve Tablosu
    >> Girişimci (Müteşebbis)
    >> İhbar Tazminatı
    >> İşletme Defteri Kayıtları
    >> KDV Beyannamesi Düzenleme
    >> KDV Hesaplama
    >> Kıdem Tazminatı
    >> Kooperatiflerin Kuruluşu
    >> Maliyet Muhasebesi Hesapları
    >> Mikro Programı Kurulumu
    >> Mizan
    >> Muhasebe Fişleri
    >> Muhasebe Denetimi
    >> Muhasebenin Tanımı
    >> Muhasebenin Temel Kavramları
    >> Muhtasar Beyanname
    >> Resmi Yazılar
    >> Sürekli Aralıklı Envanter
    >> Şirket Kuruluş İşlemleri
    >> Tek Düzen Hesap Planı
    >> Ticari İşletme ve Tacir
    >> Ücret Bordrosu Düzenleme
    >> Ücret Bordrosu Muhasebe Kayıtları
    >> Vergi Levhası
    >> Yevmiye Defteri
    >> Yönetimin Anlamı
    >> Yüzde Hesaplama



     








    Türk Ticaret Kanunu’nun 68. maddesine göre tutulması zorunlu olan defterlerin, muhasebe kayıtlarında kullanılan belgelerin, son kayıt tarihinden itibaren 10 yıl süreyle saklanması gerekir. Bu süre VUK mad. 253’e göre 5 yıl olarak belirlenmiştir. Özel hesap dönemine tabi işletmelerin defter ve belgelerini saklama süresi, takvim yılını takip eden yılın başından başlar.
    3. Defter ve Belgelerin İbrazı: Vergi Usul Kanunu’na göre defter ve belgelerini saklamak zorunda olan mükellef, yetkili makam ve memurların istemeleri hâlinde inceleme için defter ve belgeleri arz etmek ( vermek ) zorundadır. Defter ve belgelerin saklanmaması ve ibraz edilmemesi suçtur. Bu taktirde defter ve belgeler hiç tutulmamış ve kullanılmamış sayılır. TTK’ya göre saklanması gereken defter ve belgelerin ilgili mahkemenin istemesi hâlinde ibraz edilmesi zorunludur.
    4. Defter ve Belgelerin Kaybolması: Mükellef, tuttuğu defter ve kullandığı belgelerin saklanması konusunda her türlü tedbiri almak zorundadır. Ancak tüm tedbirleri almasına rağmen defter ve belgeleri; yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle kanuni süre içinde ziyana uğrarsa ( kaybolursa ) bunu ispatlaması gerekmektedir. Bunun için tacir, ziyanı öğrendikten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine bir vesika vermesini isteyebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir, defterini ibrazdan kaçınmış sayılır. Belgelerin zayi olmasından mükellefin kusuru veya kasdı tespit edilirse defter ve belgeler hiç kullanılmamış sayılır.








    DEFTERLERİN SAKLANMASI
    1. Defterlerin Saklanması: Defter tutmak zorunda olanlar, tutmuş oldukları defterlerle bu defterlere kayıtta esas alınan tüm belgeleri ilgili bulundukları yılı izleyen takvim yılından başlamak üzere 5 yıl süre ile saklamak zorundadırlar. (VUK madde 253)
    TTK’nın 68. maddesinde ise ticari defter ve belgeleri saklama süresi, son işlem tarihinden itibaren 10 yıl olarak belirlenmiştir.










    >> Amortisman
    >> Anonim Şirketler
    >> Asgari Geçim İndirimli Bordro
    >> Asgari Ücret - AGİ
    >> AŞ Kar Dağıtımı Kayıtları
    >> Ay Sonu KDV Tahakkuku
    >> Aylık Ücret Bordrosu
    >> Bilanço
    >> Bilanço Örneği
    >> Bilançonun Düzenlenmesi
    >> Büyük Defter
    >> Çözümlü Monografi Örneği
    >> Defter Tutma Sorumluluğu
    >> Döviz İşlemleri Muhasebe
    >> E-Bildirge
    >> Enflasyon
    >> Envanter İşlemleri
    >> ETA SQL Programı Kurulumu
    >> Fatura
    >> FİFO Yöntemi
    >> Geçici Vergi Beyannamesi
    >> Gelir Tablosu
    >> Gider Dağıtımı ve Tablosu
    >> Girişimci (Müteşebbis)
    >> İhbar Tazminatı
    >> İşletme Defteri Kayıtları
    >> KDV Beyannamesi Düzenleme
    >> KDV Hesaplama
    >> Kıdem Tazminatı
    >> Kooperatiflerin Kuruluşu
    >> Maliyet Muhasebesi Hesapları
    >> Mikro Programı Kurulumu
    >> Mizan
    >> Muhasebe Fişleri
    >> Muhasebe Denetimi
    >> Muhasebenin Tanımı
    >> Muhasebenin Temel Kavramları
    >> Muhtasar Beyanname
    >> Resmi Yazılar
    >> Sürekli Aralıklı Envanter
    >> Şirket Kuruluş İşlemleri
    >> Tek Düzen Hesap Planı
    >> Ticari İşletme ve Tacir
    >> Ücret Bordrosu Düzenleme
    >> Ücret Bordrosu Muhasebe Kayıtları
    >> Vergi Levhası
    >> Yevmiye Defteri
    >> Yönetimin Anlamı
    >> Yüzde Hesaplama



     








    2. Defterlerin İbrazı (VUK 256): Defter tutmak zorunda olan gerçek ve tüzel kişiler saklamak zorunda oldukları her türlü defter ve belgelerini, kayıtlarını başka bir ortamda tutuyorlarsa o ortamla ilgili araçlarını (disket, CD, mikrofilm, manyetik teyp, mikrofilm gibi) ve kayıtlara ulaşmak için gerekli şifreleri saklama süresi içinde yetkili makam ve memurların isteği üzerine inceleme için vermek zorundadırlar. İnceleme ve kontrol sırasında, denetimi yapılan kişinin yani mükellefin, yetkili olan memurun çalışmasını sağlamak amacıyla, iş yerinde bir yer tahsis etmek, kendisinden istenen her türlü açıklamaları yapmak, gerektiğinde iş yerini gezip görmesini sağlamak gibi ödevlerinin olduğunu ve bu ödevlerin yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk olduğunu bilmesi gerekir.(VUK madde 257)
    Mükellefler kendilerinden incelenmek üzere istenen her türlü defter ve belgelerini, hangi süre içinde yetkili kişilere teslim edecektir.
    VUK’da bununla ilgili olarak açıkça bir süre belirtilmemiştir. Ancak aynı kanunun 14. maddesinde kanunda açıkça bir süre belirtilmemişse en az 15 gün süre verileceği belirtilmiştir. Buna göre defter ve belgelerin yetkili kişilere 15 gün içinde teslim edilmesi gerekmektedir.
    3. Defterlerin Kaybolması ile İlgili Sorumluluklar: Saklanılması zorunlu olan defter ve belgelerin yangın, deprem, su baskını ya da tacirin elinde olmayan diğer nedenlerden dolayı kaybolması durumunda, tacirin 15 gün içinde işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesine başvurup zayi belgesi verilmesini istemesi gerekir.

    Zayi belgesini alan ve inceleme elemanına sunan tacire defterleri ibraz etmeme ile ilgili vergi cezaları kesilemez. Ticari defter ve belgeleri saklama görevi tacire aittir. Eğer tacir defter ve belgelerin korunmasında gerekli dikkat ve özeni göstermemişse zayi belgesi kendisine verilemez. Zayi belgesini almamış bir tacir ise defter ve belgelerini ibrazdan (yetkili mercilere incelenmesi için vermekten) kaçınmış sayılır.
    Vergi Usul Kanunu'na göre, tutulan defterlerle düzenlenerek verilmesi ve alınması gereken belgelerin vergi denetimi ve çeşitli hususları ispat etmek üzere belirli bir süre saklanması zorunludur. Kanunun 253'üncü maddesinde ve Mükerrer 242 ve 257'inci maddelerinde muhafaza ve ibraz ödevi ile ilgili düzenlemelere yer verilmiş ,ihtiyaca göre Genel Tebliğlerle konulara açıklama getirilmiştir. Bu gün yazımızda mükellefin ödevlerinden muhafaza ve ibraz ödevi üzerinde duracağız.
    Genel olarak ibraz ödevi
    VUK'un 253'üncü maddesinde, bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle düzenleyerek verdikleri belgelerin bir örneğini, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar. Ancak, defter ve belgelerin saklanma süresi 5 yıl olmakla birlikte, bazı durumlarda kayıt ve belgeleri beş yıldan daha uzun sürelerle muhafaza etme gereği bulunmaktadır.
    Beş yıllık süre geçmiş olsa bile böyle durumlarda defter ve belgeleri saklama gereği devam etmekte, incelenmek üzere talep edilmesi halinde incelemeye ibraz edilmesi gerekmektedir. Bunların başlıca örnekleri aşağıdaki gibidir.
    - Geçmiş yıl zararları: Örneğin, 2007 yılı zararının 2009 yılı karından mahsup edilmesi durumunda, 2007 yılı defter ve belgelerinin 5 yıllık saklama süresi 2012 yılı sonunda dolmakla beraber, 2009 yılındaki zarar mahsubunu ispat amacıyla 2014 yılı sonuna kadar saklamak gerekir.
    -Yıllara sari inşaat: Yıllara sari inşaat işleri işin bittiği yılda vergilendirilmektedir. Dolayısıyla, bu kapsamdaki defter ve belgelerin de işin bittiği yılı takip eden yıldan itibaren 5 yıl süre ile saklanması gerekecektir.2008 yılında başlayıp 2009 yılında tamamlanan yıllara sari inşaat işinde 5 yıllık muhafaza etme süresi1.1.2010 tarihinde başlayacaktır.
    - Amortisman giderleri: Geçmiş yıl zararlarında olduğu gibi, bir gider unsuru olan amortismanların da gider yazıldığı yılda tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle amortismana tabi kıymetin iktisabı ile ilgili belgeler bakımından, 5 yıllık zamanaşımı, kıymetin tamamen itfa edildiği yılı izleyen takvim yılı başından başlar.
    - Yatırım İndirimi: Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yatırım indiriminden yararlanılması durumunda da, yatırım indirimi konusu harcamalar ve ilgili belgeler bakımından 5 yıllık muhafaza süresi yatırım indirimine tabi harcamaların kurum kazancından tamamen düşüldüğü yılı izleyen takvim yılı başından başlayacaktır.
    - KDV Mahsup ve İadesi: İlgili olduğu dönemden sonraki yıl içinde katma değer vergisi indiriminde kullanılan defter ve belgelerin muhafaza yükümlülüğü istisna veya muafiyet şartlarının ihlal edildiği yılı izleyen yılın başından itibaren başlayacaktır.
    - Ayrıca, beş yıllık zaman aşımı süresi dolmadan beyanların takdire sevk edilmesi halinde zaman aşımının işlemesi durur. Ancak duracak süre bir yılı aşamaz. Beyanlarının takdire sevk edildiğini bilen vergi mükelleflerinin defter ve belgelerini bu durumu da dikkate alarak saklamaları uygun olur.
    Ayrıca, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86'ncı maddesinde, işveren ve işyeri sahipleri, işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yılın başından başlamak üzere 10 yıl süreyle, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde on beş gün içinde ibraz etmekle yükümlü tutulmuşlardır. Dolayısıyla, Sosyal sigortalar kapsamına giren evrak ve belgeler ile defterlerin 5510 sayılı Kanun uyarınca 10 yıl süreyle muhafaza edilmesi gerekmektedir.
    Öte yandan, Türk Ticaret Kanunu'nda defter ve belgelerin saklanma süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir. Açılabilecek ticari davalarda delil olması bakımından defter ve belgelerin varlığı önemlidir.

    Elektronik ortamda tutulan defter ve düzenlenen belgelerin saklanması - düzenlemeler
    VUK'un Mükerrer 242'nci maddesi son fıkrasına göre; Maliye Bakanlığı; elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığı'na veya Maliye Bakanlığı'nın gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulu'nca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye yetkilidir. Bu Kanunun vergi mahremiyetine ilişkin hükümleri, bu kapsamda kurulan şirketin ortak, yönetici ve çalışanları hakkında da uygulanır. Maliye Bakanlığı yayınladığı genel tebliğlerle yetkisini kullanmıştır.
    Elektronik fatura kullanımına ilişkin usul ve esasları belirleyen ve 397 Sıra No.luVergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile anonim ve limitet şirketlerin elektronik fatura oluşturmalarına, alıcısına iletmelerine, muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmelerine izin verilmişti. Son olarak 14.12.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 421 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile düzenleme yapılmıştır.
    Diğer taraftan, 13/12/2011 tarihli ve 28141 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1) ile Vergi Usul Kanunu kapsamında tutulması.zorunlu olan defterlerden www.edefter.gov.tr internet adresinde format ve standardı yayımlanan defterlerin elektronik ortamda oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek elektronik defter kullanımına izin verilmiştir.
    421 Sıra No.lu Tebliğ ile bazı mükelleflerin elektronik defter tutma zorunluğu getirilmiştir.5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31.12.2011 tarihi itibariyle asgari 25 milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar vesigara alkollü içki vb. imal ve ithal edenler ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31.12.2011 tarihi itibariyle asgari 10 milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar elektronik defter tutma ve elektronik fatura düzenlemek zorundadırlar. Bu zorunluluk 2013 yılında gerekli hazırlıklar yapılmak suretiyle 2014 yılında başlayacaktır. Bu defter ve belgelerin saklanması da elektronik ortamda olacaktır.


    Elektronik defter ve e-faturanın muhafaza ve ibraz yükümlülüğü
    Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre mükellefler, gerek düzenledikleri gerekse adlarına düzenlenen faturaları, yasal süreler dahilinde muhafaza ve istendiğinde ibraz etmekle yükümlüdürler.
    e-Faturanın veri bütünlüğünün sağlanması ile kaynağının inkar edilemezliği Mali mühürle garanti altına alınmaktadır. Mührün doğruluk ve geçerlilik kontrolünün ancak elektronik ortamda yapılabilmesi nedeniyle e-Faturanın kağıda basılarak saklanması söz konusu değildir. Bu nedenle mükellefler, düzenledikleri ve aldıkları e-Faturaları, üzerindeki Mali mühürü de içerecek şekilde kanuni süreler dahilinde kendi bünyelerindeki elektronik, manyetik veya optik ortamlarda muhafaza ve istendiğinde elektronik, manyetik veya optik araçlar vasıtasıyla ibraz edeceklerdir.
    Muhafaza ve ibraz yükümlülüğü, arşivlenen faturaların doğruluğuna, bütünlüğüne ve değişmezliğine ilişkin olan her türlü elektronik kayıt ve veri, veritabanı dosyası, saklama ortanın ile doğrulama ve görüntüleme araçlarının tümünü kapsamakta olup, e-Faturalara istendiğinde) kolaylıkla erişebilmeyi, anlaşılabilir ve eksiksiz bir biçimde görüntüleyebilmeyi ve faturaların okunabilir kağıt baskılarını üretebilmeyi sağlayacak biçimde yerine getirilmelidir.
    "Bu yükümlülük, elektronik faturaların üçüncü kişiler nezdinde muhafaza edilmesi durumunda muhafaza eden için de yasal süreler içinde geçerlidir."
    "Mükelleflere ait elektronik faturaların yine mükelleflere ait bilgi işlem sistemlerinde saklanması esas olup üçüncü kişiler nezdinde de elektronik saklama yapılabilecektir. Başka mükelleflerden elektronik saklama hizmetinin alınması mükelleflerin elektronik faturalarının muhafaza ve ibraz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
    Elektronik faturaların muhafazasının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının geçerli olduğu yerlerde yapılması zorunludur. Bu zorunluluk yurt dışında ikincil bir arşivleme yapılmasına engel teşkil etmez.
    Başka mükelleflere ait elektronik faturaları saklama hizmeti verenler elektronik fatura uygulamasını bilgi işlem sistemlerinin entegrasyonu yöntemiyle kullanmak zorundadır.

    Elektronik fatura saklama hizmeti verecek mükelleflerin Gelir İdaresi Başkanlığı'na "Elektronik Fatura Saklama Hizmeti Başvuru Formu ve Taahhütnamesi" ile başvuru yaparak saklama izni almaları zorunludur. Bu amaçla başvuru yapacak mükelleflerin başvuru dilekçesi ekinde Bilgi İşlem Sistem Raporunu (BİS) göndermesi gerekmektedir. Başkanlıktan elektronik fatura saklama hizmeti izni almadan saklama yapılması Başkanlık nezdinde hüküm ifade etmez. Saklama izni alan mükelleflerin listesi www.efatura.gov.tr internet adresinden yayımlanacaktır. Saklama koşulları ve saklama hizmeti verecek mükellefin uyması gereken diğer kurallar www.efatura.gov.tr İnternet adresinde yayımlanacaktır.
    Gerekli görülen durumlarda, elektronik fatura saklama hizmeti verenlerden elektronik fatura bilgilerine ilişkin olarak belirlenecek standartlara uygun üretilecek raporların ibrazı, elektronik
    fatura saklama hizmeti verenlere ait bilgi işlem sistem veya sistemlerine sürekli erişimin sağlanması sureti ile istenebilir. Bu kapsamda, ifade edilen erişimin sağlanması için kullanılacak yöntem ve teknolojiler ile ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmesi ile ilgili süreçler www.efatura.gov.tr adresinde açıklanır. Elektronik fatura saklama hizmeti verenlerin bilgi işlem sistemine erişim ile ilgili yetki, sektör, mükellef veya faaliyet hacimleri itibarıyla kullanılabilir.
    Başkanlık elektronik fatura saklama hizmeti veren mükellefler için ilave yükümlülük belirlemeye ve istediğinde ulusal ve uluslararası standartlara uyma zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Maliye
    Bakanlığı gerek görmesi halinde, bu Tebliğde belirlenen esaslar ile sınırlı olmak üzere, başka mükelleflere ait elektronik faturaları saklama hizmeti verenlerin bilgi işlem sistemlerini denetleme yetkisine sahiptir."
    Elektronik defterlerin saklanması ile ilgili düzenlemeler yukarıdaki açıklamalar yanında 1 Sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 4'üncü bölümünde yapılmıştır.


















Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Sponsorlu Bağlantılar
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin